Uçurtmam Tellere Takıldı

e-beki

Her şey geçiyor biliyor musun? Duygunun her türlüsü bir tek dakikanın acımasız yavaşlığı içinde eriyor gidiyor ama yine de en yeni olan her zaman en önemli bizim için. Varlığımızı ancak böyle ispat edebiliyoruz çünkü, içimize en yakın gelen en son şeye dört elle sarılarak önemsizliğimizi bir süre unutmaya çalışıyoruz. Deliler gibi savunuyoruz da onu, sıkıntımızı geçirmek için, çünkü barış çığlıkları atsak da, kavgasız bir hayat çok boş aslında. Boş, sakin ve sıkıcı. Durup düşünmeye, çözümlemeye, önemini incelemeye vakit yok, sakinlik bekliyor usulca düşüncenin hemen ardında, göremiyoruz ama hissediyoruz korkusunu. İstediğimizi iddia ettiğimiz şeylerin korkusuyla, diğer acizliklerimizin çaresini küçük zaferlerde arayıp onları yüceltiyoruz, toplamının neye benzediğini umursamadan sert darbelerle boyuyoruz hayatın küçük bir köşesini. Hırslandıkça, şevklendikçe daha da karmaşık boyuyoruz her şeyi grilere indirgediğimizi fark etmeden. Sonra da onu korumaya geçiyoruz, kıvrak bir zekanın grinin her türlüsü rezil edebilecek noktaları bulup çıkarabileceğini bilmezlikten gelerek. Kavgalar derinleştikçe onlara verdiğimiz suni önem de büyüyor, geri dönmek imkansızlaşıyor, çaresiz çabamızla kendimizce ürettiklerimizin esiri oluyoruz. Neler umarken, nelere ulaşmaya çalışırken esaretle bitiyor yolculuk, hep öyle olmuyor mu zaten nedense? Oysa…oysa bence hepimiz biliyoruz ki, sakin kafayla, soğuk mantıkla ve sonsuz dakikaların bezginliğiyle baktığında hiç ama hiçbir şey uğrunda ölmeye değmiyor. Ve bu da yaşamanın değerini katlediyor ne yazık ki..e-beki

Paylaş bakalım ;)

Bu yazının kalıcı bağlantısı https://www.kadimmabet.net/ucurtmam-tellere-takildi/

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Language »