İlk insan ve ilk peygamber olan Adem(a.s)’in yaratılışı ve Allah’ın emri ile Adem’in varlığına ve yaratılışa saygı açısından Allah kendisine secde edilmesini istemiştir. Bu durumu anlatan ve birbirlerini tasdik eden ayetleri okuyalım;
- Bakara Suresi, 34. ayet: Ve meleklere: “Adem için secde edin” dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.
- Taha Suresi, 116. ayet: Hani Biz meleklere: “Adem için secde edin” demiştik, İblis’in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi, o, ayak diremişti.
- Kehf Suresi, 50. ayet: Hani meleklere: “Adem için secde edin” demiştik; İblis’in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.
- Araf Suresi, 11. ayet: Andolsun, Biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: “Adem için secde edin” dedik. Onlar da İblis’in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
- İsra Suresi, 61. ayet: Hani, meleklere: “Adem için secde edin” demiştik. İblis’in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki: “Bir çamur olarak yarattığın kimse için ben secde eder miyim?”
Bu durumu anlatan ve birbirini destekleyen ayetleri okuduğumuzda örnek olarak Bakara Suresi 34.Ayeti inceleyelim.
Kur’an’da Bakara Suresi 34.Ayetin meali olarak ; (Örnek verirken toplumsal olarak en yaygın olabileceğini düşündüğüm meal çevirilerini konuya ekledim. Lütfen diğer meal çevirilerine kaynakça kısmında yer alan sayfalardan ulaşıp kontrol etmeyi unutmayın.)
Ve-iż kulnâ lilmelâ-iketi-scudû li-âdeme fesecedû illâ iblîse ebâ vestekbera vekâne mine-lkâfirîn(e)
[ وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ ]
Meleklere, “Adem’e secde edin” demiştik, İblis müstesna hepsi secde ettiler, o ise kaçındı, büyüklük tasladı ve inkar edenlerden oldu. (Diyanet İşleri Meali-Eski)
Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu. (Diyanet İşleri Meali-Yeni)
Ve o zaman meleklere: “Âdem’e secde edin!” dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu. (Elmalılı Hamdi Yazır Meali)
Ve o vakit melâikeye «Adem için secde edin» dedik, derhal secde ettiler, ancak İblis dayattı, kibrine yediremedi, zaten kâfirlerden idi. (Elmalılı Meali-Orijinal)
şeklindedir. Dikkat ederseniz Eski Diyanet İşleri Mealinde “Adem’e secde” olarak çevrilirken Yeni Diyanet İşleri Mealinde ise “Adem için” anlamı, Elmalılı Hamdi Yazır Mealinde yine “Adem’e secde” olarak geçerken Elmalılı Orijinial Mealinde ise “Adem için” olarak tercüme edilmiştir.
Peki hangisi doğrudur? Bu sorunun cevabını Allah’tan başka hiçbir kimseye/varlığa veya kişiye secde edilmemesi gerektiği gerçeğini ele alırsak cevap zaten ortaya çıkıyor.
Yapılan incelemede li-âdeme kelimesindeki için anlamına gelen li ön ekinin dikkat edilmeden meali yapıldığıdır.
Bazı kaynaklarda Yusuf Suresi’nin 100.Ayeti’ne atıfta bulunarak ;babası ve kardeşlerinin Yusuf’a secde ettikleri şeklinde sonuçlar çıkartılmıştır. Bundan dolayı da “Adem’e secde” çevirisini normal olarak karşılamaktalar. Fakat yine Yusuf Suresi’nin 100.Ayeti ile ilgili meal kıyaslamalarını yaptığınızda böyle bir secdenin yine yalnız Allah’a yapıldığını anlamaktayız.
Yusuf Suresi 100.Ayette örnek meal çevirileri şöyledir;
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah’a secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: “Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütufkardır, O şüphesiz bilendir, Hakim’dir” dedi. (Diyanet İşleri Meali-Eski)
Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Diyanet İşleri Meali-Yeni)
Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki: “İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.”(Elmalılı Hamdi Yazır Meali)
Ve ebeveynini taht üzerine çıkardı, hepsi onun için secdeye kapandılar, ve ey babacığım, dedi: işte bundan evvelki ru’yamın te’vili bu, hakikatten rabbım, onu hak kıldı, hakikaten bana ihsan buyurdu çünkü beni zındandan çıkardı ve size badiyeden getirdi, Şeytan benimle biraderlerimin arasını dürtüşdürdükten sonra, hakikat rabbım meşiyyetinde lâtif, hakikat bu, o, öyle alîm, öyle hakîm (Elmalılı Meali-Orijinal)
Bu kıyaslamaların sonucu olarak;
Anlam yönünden, yaratıcı olan mutlak güç ve hüküm sahibi Allah’tan başka, yaratılmış bireylere, peygamberlere secde etme manası yüklemenin hata olduğu ve inceleme açısından ise sadece bir kişinin çevirisine bağlı kalmadan bir çok meali ve çeviriyi de kıyaslayarak okumamız gerektiğidir.
Kaynakça
1-Bakara Suresi 34.Ayet
2-Yusuf Suresi 100.Ayet
3-Prof.Dr.Mehmet Okuyan’ın konu hakkındaki videosu
4-YouTube Kur’an Time kanalı