Bölüm-2: Barınakta Şiir Denemesi

e-beki

Karanlık bir gece daha geçmişte yerini aldı. Yavaş yavaş gökyüzündeki aydınlık belirmeye başladı, sığınağın dışından rüzgar sesleri ve uğultusundan başka bir ses gelmiyor. Bir nebze olsa da biraz rahatlıyorum fakat kulağım her an teyakkuzda. Gözüm kaleme ve kağıda çarpıyor. Eski günlerdeki gibi şiir yazmak geliyor içimden, geçen hafta yoluma denk gelen yıkık bir yapıdan bulduğum kurşun kalem ve biraz kağıt parçalarına anılarımda yaşadıklarımı şimdiyle birleştirip bir şiir yazdım ;

Martı beyaz kanatlarıyla,
Bulutlara süzülür yavaşça.
Tozlu hava örtülerini örerken,
Aşkın melodisi yankılanır içimde.

Distopya sokakları karanlığa gömülür,
Kalbimiz umutla çarparken,
Martılar hüzünlü çığlıklarla dans eder,
Bulutlar aşkı gökyüzüne yazarken.

Karanlık hava içimizi kaplar, ama
Kalbimizdeki aşk bizi aydınlatır.
Distopya dünyasında bile,
Martılar ve bulutlar aşkı hatırlatır.

Bence çok klişe oldu bu şiir, nedir bu martıların şiirlerden çektiği, niye albatros diye yazmadım ki sanki? çünkü hayat eskisi gibi mavi değil. Biraz denizi özledim sanırım. Şimdi ne renktir acaba, balık kalmış mıdır ki içinde, eskiden simit alıp fırlatırdım, bir de demli çay, temiz hava…ne güzel günlerdi, her şey geride kaldı anılarla beraber… Neyse çok dalmak istemiyorum, bu berbat karanlık dünyada..Uyanık kalmam gerekiyor,hayatta kalabilmem için sığınağı daha da sağlamlaştırıp, asit yağmurlarına dayanıklı yapmalıyım…e-beki

Paylaş bakalım ;)

Bu yazının kalıcı bağlantısı https://www.kadimmabet.net/bolum-2-barinakta-siir-denemesi/

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Language »