e-beki

Ne yöne bakacağını bilemeyenlerdenim ben. “Şimdi” tarafından köşeye sıkıştırıldıkça, kendimin içinde olmaktan sıkıldıkça başlar şaşkınlığım. Bir yöne sarılmanın manasızlığından korkarım, her şeyin acıyla dengelendiği böylesine ince bir düzenin bütün cevapları aynı yere koyacak kadar insaflı olacağına inanamam. İlerinin, geleceğin çekiciliğinin bilinmezliğinde olduğunu düşünürüm. Belirsizlikler negatifliklerle doldukça, gelecek şimdiye dönüşüp netleştikçe, umduklarının yerine şimdinin bir uzantısını bulup umutsuzluğa düşenlerden olmak istemem. Yanımdakilere tutunsam bile sarılamam, şimdi ve belki de sonra yanlarında olsam da, yandaşlığımızı belirleyen, anlamayıp, kontrol edemeyip sadece öylesine kabullendiğimiz sebeplerin yine anlaşılmaz, durdurulamaz bir şekilde kaybolup gidebileceklerini düşünürüm, söylemesem de. Geçmişin tatlılığının sahte yorumlarla kendini kandırmanın sonucu olduğunu görürüm, en çok bu tatlılığa zaafım olsa bile. Hatırlamak istediklerini seçerek, kendince şekillendirerek, zaten çoktan dinmiş acılara sevecence bakarak alınacak derslerin dürüstlüğüne güvenemem. Ve böylece tekrar kalırım şimdiyle baş başa…. e-beki